Herkes bir "ah ha!" anı anlatır. Benimki lise son sınıftayken, yanlışlıkla çalışan bir kodun ekranda bir şey göstermesiyle oldu.
İlk Adım
İzmir'de büyüdüm. Teknoloji hep ilgimi çekiyordu ama "yazılım yapılır" diye düşünmemiştim. Bilgisayar Programcılığını seçmemin büyük sebebi aslında oldukça pragmatikti: bir şeyler inşa etmek istiyordum, sadece kullanmak değil.
Bence en büyük hata şu: "Daha hazır değilim" diyerek başlamamak. Hazır hissetmeden başlamak gerek.
İlk Kodlarım
HTML ile bir web sayfası yaptım — yapabilmek için değil, nasıl çalıştığını anlamak için. Sonra CSS, sonra JavaScript. Her yeni kavram bir öncekini daha anlamlı kıldı.
O günden sonra her gün bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Bazen 20 dakika, bazen 3 saat. Önemli olan sürekliliği kaybetmemek.
Neden Devam Ediyorum
Kod yazmak sabır isteyen bir şey. Saatlerce bir bug'ın peşinde koşarsın, sonra çözünce tüm yorgunluk gidiyor. Bu döngüyü seviyorum.
İzmir'de genç bir developer olmak bazen yalnız hissettiriyor — etrafımda aynı yolda yürüyen çok insan yok. Ama her proje bitirildiğinde, "ben bunu yaptım" demek her şeye değiyor.
Şu An
Staj başvuruları, projeler ve öğrenme maratonları devam ediyor. Yol uzun ama başlangıç noktam çok geride kaldı.
Eğer siz de başlamayı düşünüyorsanız: başlayın. Mükemmel an diye bir şey yok.